Yerinde dönüşümde müteahhitle anlaşmaya imza atmayan malik hak kaybı yaşar mı? Avukat Yakup Özünver, daire dağılımı ve hak sahiplerinin dikkat etmesi gerekenleri anlattı.

Deprem bölgesinde devam eden yerinde dönüşüm çalışmalarında, müteahhitle anlaşmaya katılmayan maliklerin hakları yeniden gündeme geldi. Avukat Yakup Özünver, sözleşmeye imza atmayan hak sahiplerinin durumuna ilişkin önemli açıklamalarda bulunarak, imza atmamanın tek başına hak kaybı anlamına gelmediğini belirtti.
6 Şubat depremlerinin ardından yıkılan ve ağır hasar gören yapıların yeniden inşası sürerken, yerinde dönüşüm projelerinde maliklerin hakları da tartışılmaya devam ediyor. Özellikle aynı binada bazı maliklerin müteahhitle anlaşması, bazılarının ise sözleşmeye imza atmaması, yeni yapılacak binadaki dairelerin nasıl dağıtılacağı sorusunu gündeme taşıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Yakup Özünver, anlaşmaya katılmayan maliklerin de yeni yapılacak binada haklarının bulunduğuna dikkat çekti. Özünver, yalnızca sözleşmeye imza atılmadığı gerekçesiyle bir hak sahibine daha düşük değerli veya dezavantajlı bir bağımsız bölüm verilmesinin hukuki uyuşmazlığa yol açabileceğini ifade etti.
Yeni binadaki bağımsız bölümlerin dağıtımında eski dairenin özellikleri önem taşıyor. Dairenin büyüklüğünün yanı sıra bulunduğu kat, cephesi ve konumu gibi değerini etkileyen unsurların da dikkate alınması gerekiyor. Bu nedenle eski binada daha yüksek değere sahip bir bağımsız bölümün malikine, objektif bir gerekçe bulunmadan yeni projede daha düşük değerli bir daire verilmesi uyuşmazlık konusu olabiliyor. 7452 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi kapsamındaki uygulamalarda da değerleme ve dağıtım esasları öne çıkıyor. Bağımsız bölümlerin belirlenmesinde kişisel tercihler yerine objektif değerleme kriterlerinin esas alınması gerekiyor.
Anlaşmaya katılmayan maliklerin merak ettiği konulardan biri de hisselerin belirli şartlarda Hazine adına tescil edilmesi. İlgili düzenleme kapsamında bu işlem, belirli koşullarda yapım sürecinin tamamlanmasına ve taşınmazın yeniden hak sahibi adına tesciline kadar uygulanabiliyor.
İnşaatın tamamlanmasının ardından ise hak sahibine dağıtım cetvelinde belirlenen bağımsız bölümle ilgili bildirim yapılıyor. Hak sahibinin kendisine ayrılan bağımsız bölümü kabul etmesi halinde, yapım maliyetinden ilgili hibe tutarı düşülerek kalan bedel mevzuatta öngörülen şartlar doğrultusunda güncelleniyor ve 84 aya kadar borçlandırılabiliyor.
Avukat Yakup Özünver, hak sahiplerinin özellikle değerleme raporu ile dağıtım cetvelini dikkatle incelemesi gerektiğini belirtti. Eski bağımsız bölümün değerinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, kat ve cephe farklarının değerlemeye yansıtılıp yansıtılmadığı ve yeni dairenin hangi kriterlere göre belirlendiği süreçte önem taşıyor.
Dağıtım veya değerleme işlemleri nedeniyle hak kaybına uğradığını düşünen maliklerin ilgili idareye başvurması ve uyuşmazlığın niteliğine göre hukuki yollara müracaat etmesi mümkün. Tebligatların, e-Devlet üzerinden yapılan bildirimlerin ve resmi ilanların zamanında takip edilmesi de olası hak kayıplarının önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.
Yerinde dönüşüm kapsamında müteahhitle yapılan sözleşmeye imza atılmaması, tek başına malikin yeni binadaki hakkını kaybetmesi anlamına gelmiyor. Süreçte eski bağımsız bölümün değeri, yeni projede hak sahibine ayrılan bölüm ve dağıtımın mevzuata uygun yapılıp yapılmadığı belirleyici oluyor.
Kaynak: Yenihabermalatya.com