Malatya’nın Başkavak Mahallesi’nde 288 günde tamamlanması planlanan deprem konutları yıllar geçmesine rağmen teslim edilmedi. Vatandaşlar tepkili.

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Malatya’da yaraların sarılması amacıyla başlatılan konut seferberliği sürerken, Hekimhan ilçesine bağlı Başkavak Mahallesi’nde depremzedeler tamamlanamayan köy evleri nedeniyle mağduriyet yaşamaya devam ediyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yaptırılan köy evlerinin büyük bölümünün yarım kaldığını belirten mahalle sakinleri, yıllardır süren bekleyişlerinin sona ermesini istiyor.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından Başkavak Mahallesi’nde 47 köy evinin yapımına başlandı. Sözleşmeye göre 288 gün içerisinde tamamlanması planlanan projede, mahalle sakinlerinin iddiasına göre 36 konut yarım bırakıldı, bazı konutların yapımına ise hiç başlanmadı. Aradan geçen zamana rağmen çalışmaların tamamlanmaması üzerine vatandaşlar seslerini duyurmaya çalışıyor.

Mahallede çadırda yaşamını sürdüren Necmiye Takmaz, yaşadığı belirsizliği şu sözlerle anlattı: “Burada yaşıyoruz. Evimiz yıkıldı. Burada hak sahipliğim yok, Malatya’da var ama orada tamamlanmadı. Bir ay sonra ameliyata gideceğim, geri geldiğimde ben burada nasıl yaşayacağım?”

Mercan Takmaz ise yıllardır çocuklarının yanında kalmak zorunda olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Konutlarımız yapılmadı. Burada çocuğumun yanında kalıyorum. Evimin yapılmasını istiyorum yetkililerden. Burada çocuklarıma yük oluyorum. Evimi yapsınlar, içine soksunlar, yuvamda öleyim.”
Çadırda yaşam mücadelesi veren mahalle sakinlerinden biri yaşadıkları zorluğu şu sözlerle ifade etti: “Yazın sıcakta, kışın soğukta burada durulmuyor. Yazın ağaç diplerinde yatıyoruz. Dizlerimiz romatizma oldu. Çadırın içerisinde ne kadar odun yakarsan yak kış aylarında fayda etmiyor.”
Ali Hikmet Takmaz da depremden sonra konteyner desteği alamadıklarını belirterek şöyle konuştu “Depremden sonra gelip evleri yıktılar, konteynır da alamadık. Mecbur kendimize çadırdan böyle bir yer yaptık. Burada yaşamaya çalışıyoruz. Büyüklerimizden bir an evvel evlerimizi teslim etmelerini istiyoruz.”
Fenali Takmaz ise yarım kalan konutların ve kullanılmayan malzemelerin kaderine terk edildiğini savunarak şu ifadeleri kullandı: “Bu devletin bir serveti. İlgilenen, soran yoktur. Depremden sonra konteynırda kalıyoruz. Yazın sıcaktan, kışın soğuktan duramıyoruz. Devlet bize bir an önce el uzatsın.”
Tamamlanmayan konutlarda çeşitli eksiklikler bulunduğunu öne süren Senanur Takmaz, şunları söyledi: “Parkeler çizikler içerisinde, yağmur suları akıyor. Çadırda yaşıyoruz ve çadırda yaşamak zor. Büyüklerimize sesleniyoruz, gelip bizi görsünler ve bir an evvel evlerimize bizi soksunlar.”
Deniz Takmaz da mağduriyetlerinin devam ettiğini belirterek şöyle konuştu: “Halimizi görüyorsunuz. Konteynırlarda yaşamak zor. Bir an önce evlerimizi yapıp bizlere teslim etsinler. Yapılan evlerde hep akıyor, parkeler kalkmış, çizilmiş durumda.”
Sağlık sorunları nedeniyle zor günler geçirdiğini söyleyen Satı Ercan ise şu çağrıda bulundu “Kimsem yoktur. Konteynırlarda suların içerisindeyim. Kalp hastasıyım. Soğuklardan bizi kurtarsınlar. Vicdanları varsa gelsinler. Yaptıkları evlerde hep akıyor. Bıktık usandık artık.”
Ali Ekber Takmaz ise yapılan işçiliğe tepki göstererek şunları kaydetti:
“Evlerimizin halini gördünüz. Burada yapılan işçilikler sıfır. Acaba buralar yeniden elden geçecek mi? İşin bitimi 288 gün olarak belirlendi. Biz hâlâ perişanız. Konteynırlarda ve çadırlarda kalıyoruz. Bir an önce yapılmasını istiyoruz.”
Mahalle sakinleri, yarım bırakılan konutların yanı sıra açık alanda bekletilen inşaat malzemelerinin de çürümeye terk edildiğini belirterek, “Bunlar milli servet, yazık oluyor” sözleriyle yetkililere çağrıda bulundu.
Kaynak: Mehmet Yalman