Malatya’da 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yılı aşkın süre geçmesine rağmen yüzlerce ağır hasarlı bina hâlâ ayakta. Vatandaşlar yıkım süreçleri nedeniyle YİKOB’a tepki gösterdi.
6 Şubat depremlerinin üzerinden tam 3 yıl 3 ay 15 gün geçti ancak Malatya’da ağır hasarlı binalar hâlâ kentin ortasında durmaya devam ediyor. Şehrin birçok noktasında kolonları patlamış, demirleri dışarı çıkmış, yarısı yıkılmış yapılar vatandaşlarda korku yaratırken, yıkım süreçlerinin yavaş ilerlemesi büyük tepki çekiyor.
Kentte özellikle ağır hasarlı yapıların kaldırılması konusunda gözler Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’na (YİKOB) çevrildi. Vatandaşlar, aradan geçen yıllara rağmen yüzlerce riskli binanın hâlâ ayakta olmasına tepki göstererek süreçlerin ağır ilerlediğini savunuyor.
Malatyalılar, “Deprem oldu, yıllar geçti ama şehir hâlâ toparlanamadı. YİKOB bu şehirde gerçekten ne yapıyor?” diyerek tepkilerini dile getiriyor.

Fotoğraf: 5.6 büyüklüğündeki depremin ardından İstasyon Caddesi’nde risk taşıdığı değerlendirilen bina, güvenlik önlemleri kapsamında kordon altına alındı.
Birçok bina için “mahkeme süreci devam ediyor”, “itiraz edildi” veya “yürütmeyi durdurma kararı var” açıklamaları yapılırken vatandaşlar artık aynı gerekçelerin arkasına sığınıldığını düşünüyor. Özellikle, okul çevrelerinde, çarşı merkezlerinde, yoğun kullanılan caddelerde bulunan ağır hasarlı yapıların hâlâ kaldırılmaması kamuoyunda ciddi rahatsızlık oluşturuyor.Vatandaşlar, “Biz dosya değil ölüm riski görüyoruz” diyerek tepkilerini sürdürüyor.

Fotoğraf: Sarıcıoğlu Caddesi’nde bulunan apartman, 6 Şubat depremlerinin ardından ağır hasar almasına rağmen uzun süredir yıkılmayı bekliyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a çağrıda bulunan vatandaşlar, Malatya’daki ağır hasarlı yapı sorununun artık doğrudan ele alınmasını istiyor.
Kent sakinleri, “Her artçı sarsıntıda gözümüz yine o binalara gidiyor. Bu şehir artık korkuyla yaşamak istemiyor” ifadelerini kullanıyor.

Fotoğraf: Sivas Caddesi’nde ağır hasarlı binanın hemen yanında yükselen yeni yapı, vatandaşların “aynı sokakta iki farklı gerçek” yorumlarına neden oldu.
Kentte dikkat çeken bir diğer eleştiri ise kurumların öncelikleriyle ilgili oldu. Vatandaşlar, yüzlerce ağır hasarlı bina hâlâ kaldırılmayı beklerken kulislerde yıkım krizinden çok parke taşı ihalelerinin konuşulmasının kamuoyunda rahatsızlık oluşturduğunu ifade ediyor.
Bazı mahallelerde yeni konut projeleri yükselirken hemen yanında ağır hasarlı binaların durmaya devam etmesi ise kentteki çelişkiyi gözler önüne seriyor.
Uzmanlar ise uzun süre boş kalan ağır hasarlı yapıların, kontrolsüz çökme, beton parçalarının düşmesi,güvenlik sorunları, asayiş riskleri oluşturabileceği konusunda uyarıyor. Vatandaşlar artık yeni açıklamalar değil, sahada net ve hızlı adımlar görmek istiyor.
Kaynak: Tahir ÖZÇELİK