15 Temmuz 2016 gecesi Malatya’da yaşananlar, darbenin perde arkasındaki en gizemli olaylardan biri olarak kayıtlara geçti. Vali’ye silah çekildi, sivillere ateş açıldı, bir binbaşı öldürüldü. Ama asıl soru şu: 2. Ordu Komutanı gözaltına alınırken adliyede ışıklar neden söndü? Bir albayın 56 helikopteri uçurmayarak verdiği karar nasıl darbenin kaderini değiştirdi? İşte 15 Temmuz’un ikinci merkezinde 10 yıldır cevabı aranan sorular…

15 Temmuz 2016 gecesi, FETÖ’cü darbeciler için İstanbul ve Ankara’nın ardından en önemli hedef Malatya’ydı. Kentteki 2’nci Ordu Komutanlığı ve 7’nci Ana Jet Üssü, darbe planının ikinci ayağı olarak konumlandırılmıştı. O gece yaşananlar ve sonrasındaki 10 yıllık süreç, Malatya’yı darbenin kırılma noktalarından biri haline getirdi. Ama yaşananların perde arkasında hala cevabı aranan sorular var.
Darbe girişiminin başarısız olmasında kilit rollerden biri, Malatya 2. Kara Havacılık Alay Komutanlığı’nda yaşandı. Darbe gecesi Kara Havacılık Komutanlığı’nı ele geçiren darbeci Tuğgeneral Ünsal Coşkun, Malatya’dan helikopter istedi. Ancak o gece, 15 Temmuz sabahı göreve yeni başlayan Albay Hakan Keleş, darbecilere karşı tarihi bir duruş sergiledi. Tuğgeneral Coşkun, gece saatlerinde Albay Keleş’i arayarak tüm taarruz helikopterlerini tam yüklü olarak Ankara’ya göndermesini emretti. Albay Keleş’in “Tümgeneral Atınç nerede?” sorusuna karşılık Coşkun, “Soru sormayı bırak. Emir komuta bende. Dediklerimi derhal yap”dedi. Ancak Albay Keleş’in cevabı netti: “Ben göndermiyorum”diyerek telefonu kapattı ve irtibatı kesti. Hemen ardından silah ve mühimmat yüklü 56 helikopteri uçurmayarak darbenin seyrini değiştirdi. Havalanmaması için her helikopterin başına asker dikti, pistlere araçlar çekerek herhangi bir uçak ya da helikopterin inip kalkmasını önledi, bazı hava araçlarından parça sökerek havalanmalarını engelledi. Peki ya o helikopterler havalansaydı?

O gece Malatya’da yaşanan bir diğer kritik olay, dönemin Valisi Mustafa Toprak ve İl Emniyet Müdürü Ömer Urhal‘ın 2. Ordu Komutanlığı Karargahı’na gitmesiyle yaşandı. Nizamiyedeki darbeci askerler, Vali Toprak ve Emniyet Müdürü Urhal’a “silah çekti”. Darbecilerin hedefinde sadece Vali değil, Emniyet Müdürü de vardı. Karargahtan ateş eden ve polis ekiplerince vurularak öldürülen Kurmay Binbaşı Fatih Kılınç’ın cebinden çıkan notta, “Vali, Emniyet Müdürü gözaltına alınsın, gerekirse öldürülsün” yazıyordu. Bu not, darbecilerin kentteki sivil yönetimi tamamen ortadan kaldırma planının açık bir kanıtıydı. Peki ya o plan başarılı olsaydı?
Darbecilerin ifadeleri alınmak üzere Malatya Adliyesi’ne getirildiği sırada yaşananlar ise ayrı bir tartışma konusu oldu. Edinilen bilgilere göre, darbe sanıkları adliyeye getirildiği sırada binada elektrikler kesilerek karartma yapıldığı iddia ediliyor. O dönemde Malatya’daki soruşturmayı yürüten isimler ise Başsavcı Ergün Yılmaz ve Başsavcı Vekili Mehmet Badem olarak biliniyor. İkili, darbe sanıklarının ifadelerini alarak 165 sayfalık iddianameyi hazırladı. İddianamede, aralarında 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti’nin de bulunduğu 76 şüpheli hakkında 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Peki ya ışıklar neden söndü? Karartma emrini kim verdi? Bu sorular hala cevapsız.
Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan dava, 7 Mart 2017’de başladı ve 14 ayda sona erdi. Aralarında dönemin 2. Ordu Komutanı Adem Huduti’nin de bulunduğu “76 sanık, dava için özel hazırlanan bin 52 metrekarelik kapalı alana sahip Yakınca Spor Salonu’nda yargılandı. Mahkeme heyeti, “ 14 sanığa ağırlaştırılmış müebbet, 2 kişiye ise müebbet hapis cezası”verdi. Eski 2. Ordu Komutanı Adem Huduti’ye ise “15 yıl hapis cezası” verildi. Dava kapsamında, darbecilerin o gece 15 kez FETÖ imamıyla görüştüğü de ortaya çıktı. Peki ya bu görüşmelerde neler konuşuldu?
Darbe girişiminin ardından kentte yürütülen soruşturmalarda 3 bin 521 kişi hakkında işlem yapıldı, 2 bin 244 dava açıldı. 10 yıl geçmesine rağmen Malatya’da FETÖ ile mücadele devam ediyor. Nisan 2026’da Malatya merkezli 4 ilde düzenlenen operasyonda 23 şüpheli yakalandı, 10’u tutuklandı. Mayıs 2026’da Malatya merkezli 17 ilde yapılan operasyonda 23 şüpheli gözaltına alındı. Haziran 2026’da Adalet Bakanlığı’nın güncellediği 52 kişilik FETÖ iade listesinde, örgütün sözde “Malatya imamı” Eyyüp Doğan’ da yer aldı.
Malatya, 15 Temmuz gecesi darbenin ikinci merkeziydi. 2. Ordu Komutanı’ndan başlayarak üst düzey askerlerin tutuklandığı kentte, 2 bin 244 dava açıldı. O gece Vali’ye silah çekildi, sivillere ateş edildi, bir binbaşı öldürüldü. Ancak bir albayın 56 helikopteri uçurmayarak verdiği kahramanca karar, darbenin kaderini değiştirdi. Adliyedeki karartma iddiası ise soru işareti olmaya devam ediyor. 10 yıl geçmesine rağmen FETÖ ile mücadele Malatya’da hız kesmeden devam ederken, o gece yaşananların perde arkasındaki sırlar hala aydınlatılamadı.
Kaynak: Tahir ÖZÇELİK