Roma İmparatorluğu’nun Hıristiyanları sürgün ettiği gizemli şehir Battalgazi’de 2000 yıllık sır gün yüzüne çıkıyor. Yeraltı tünelleri, çarmıha gerilenler ve gizli ibadethaneler…

Malatya’nın kadim ilçesi Battalgazi, Roma İmparatorluğu’nun en çalkantılı dönemlerine tanıklık etti. Hıristiyanlığın yasak olduğu yıllarda binlerce inanan, imparatorluk tarafından bu kadim kente sürgün edildi. Kimi çarmıha gerildi, kimi yakıldı, kimi ise yeraltı tünellerinde gizlice ibadet etti. Peki, Roma neden Hıristiyanlara bu kadar acımasızca davrandı? Ve Battalgazi’nin altındaki yeraltı geçitleri gerçekten birer gizli ibadethane mi? İşte Anadolu’nun en gizemli tarihlerinden biri…
Bugün sakin bir Anadolu ilçesi gibi görünen Battalgazi, aslında Roma İmparatorluğu’nun en karanlık sırlarından birini barındırıyor. 2000 yıl önce, bu topraklarda Roma’nın zulmüne karşı bir inanç mücadelesi yaşandı.
Roma İmparatorluğu, çok tanrılı inancıyla gurur duyuyordu. İmparatorlar tanrılaştırılıyor, onlara tapınılıyordu. Hıristiyanlar ise tek bir tanrıya inanıyor ve imparatora tapmayı reddediyordu. Roma için bu, açık bir isyan ve sadakatsizlikti.
İmparator Nero ile başlayan zulüm, Diocletianus döneminde zirveye ulaştı. MS 303’te başlatılan büyük zulüm, binlerce Hıristiyan’ın ölümüne ve sürgününe yol açtı. Melitene ise bu sürgünlerin en önemli duraklarından biri oldu.
Roma, Hıristiyanları İmparatorluğun dört bir yanından topluyor ve sınır şehirlerine sürgün ediyordu. Melitene, bu sürgünlerin en önemli merkezlerinden biriydi. Çünkü şehir, Roma’nın doğudaki en büyük askeri üslerinden biriydi ve kontrolü kolaydı.
Tarih kayıtları, Melitene’de yaşanan acımasız idamları günümüze taşıdı:
– Aziz Eustratius ve 4 arkadaşı: Diocletianus döneminde Melitene’de idam edilen bu 5 Hıristiyan, kentin yakınlarında çarmıha gerildi ve yakıldı.
– Aziz Blaise: Ermenistan’dan Melitene’ye sürgün edilen bu aziz, burada çarmıha gerildi ve yakıldı.
– Aziz Orentius ve arkadaşları: Melitene’de idam edilen Hıristiyan askerler.
Bu isimler, Roma’nın Hıristiyanlara uyguladığı zulmün sadece birkaç örneği.
Battalgazi’nin en büyük sırlarından biri, surların altındaki yeraltı geçitleri. Bazı tarihçiler, bu tünellerin Roma döneminde Hıristiyanlar’ın gizlice ibadet ettiği yerler olduğunu öne sürüyor. Roma yasaları Hıristiyanlığı yasakladığı için inananlar, toplanmak için yer altı mezarlarını ve gizli geçitleri kullanmak zorunda kaldı. Battalgazi’deki yeraltı mekanlarının da bu amaçla kullanıldığı düşünülüyor.
Ancak bu tüneller hala tam olarak keşfedilmiş değil. Yerel halk, bazı geçitlerin şehir merkezinden Fırat Nehri’ne kadar uzandığını söylüyor. Bu iddialar, Battalgazi’nin altındaki sırların henüz gün yüzüne çıkmadığını gösteriyor.
Hıristiyanlığın serbest bırakılmasının ardından, Melitene önemli bir piskoposluk merkezi haline geldi. 325 yılında toplanan İznik Konsili’ne Melitene Piskoposu Eulalius’un katılması, kentin dini önemini gösteriyor.
Bugün Battalgazi’deki surlar, yeraltı geçitleri ve erken dönem kilise kalıntıları, bu dönemin sessiz tanıkları. Ancak bu yapılar, bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Battalgazi, Roma’nın Hıristiyanlara uyguladığı zulmün ve sürgünün en önemli tanıklarından biri. 2000 yıl önce bu topraklarda çarmıhlar dikildi, ateşler yakıldı ve gizli ibadetler yapıldı. Bugün Battalgazi’de dolaşırken, Roma lejyonerlerinin ayak izlerini, Hıristiyan şehitlerin kanını ve yeraltı geçitlerinin gizemini hissetmek mümkün. Bu kadim kent, hala anlatılmayı bekleyen bir hikaye.
Battalgazi, Malatya’nın en eski yerleşim yeri olmasına rağmen, tarihi yeterince bilinmiyor. Roma’nın sürgün şehri, Bizans’ın hudut garnizonu ve Anadolu’nun en önemli ticaret merkezlerinden biri olan bu kadim kent, bugün adeta unutulmaya yüz tutmuş durumda.
Kaynak: Tahir ÖZÇELİK