Malatya Valisi Seddar Yavuz, YİKOB ihalelerindeki usulsüzlük iddialarına ilişkin konuştu. MASAK raporları ve HTS kayıtlarına dikkat çekerek sert mesajlar verdi.
Malatya’da 6 Şubat depremlerinin ardından gerçekleştirilen yıkım ve enkaz kaldırma ihalelerine ilişkin usulsüzlük iddiaları gündemdeki yerini korurken, Vali Seddar Yavuz’dan dikkat çeken açıklamalar geldi. Soruşturmalarda HTS kayıtları, kamera görüntüleri ve MASAK raporları gibi delillerin bulunduğunu belirten Yavuz, kamu kaynakları üzerinden kişisel çıkar elde edilmesine kesinlikle müsamaha göstermeyeceklerini vurguladı.
Kamuoyunda gündeme gelen yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarının titizlikle takip edildiğini belirten Yavuz, hem yürütülen soruşturmalara hem de incelemelerde ortaya çıkan bulgulara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
6 Şubat depremlerinin toplumda derin yaralar açtığını hatırlatan Yavuz, böylesine ağır bir felaketin ardından kişisel kazanç peşinde koşulmasını sert sözlerle eleştirdi. Afetlerin insanlara hayatın ve sahip olduklarının değerini yeniden hatırlattığını ifade eden Yavuz, vatandaşların acı yaşadığı dönemlerde kamu imkanlarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışanlara karşı taviz vermeyeceklerini söyledi. Yavuz, bu konudaki kararlılığını “Rezil hırsız takımına bizim pabuç bırakmamız mümkün değil” sözleriyle ortaya koydu.
Göreve başladığı ilk günden itibaren kamu kaynaklarının korunması konusunda hassasiyet gösterdiğini anlatan Yavuz, vali yardımcıları ve kurum müdürleriyle gerçekleştirdiği ilk toplantıda da bu konuya dikkat çektiğini belirtti.
Kişisel hak ihlallerinin telafi edilebileceğini ancak kamu hakkının çok daha ağır bir sorumluluk taşıdığını ifade eden Yavuz, devletin imkânlarının kişisel çıkarlar için kullanılmasının kabul edilemeyeceğini dile getirdi. Kamu görevinde bulunan herkesin yalnızca kendi vicdanına değil, toplumun tamamına karşı sorumluluk taşıdığını vurgulayan Yavuz, kamu malının korunmasının temel ilkelerinden biri olduğunu kaydetti.
Vali Yavuz, enkaz ihalelerine yönelik incelemelerde hazırlanan bazı müfettiş raporlarını da değerlendirdi. Usulsüzlük iddialarının araştırılması gerektiğini ancak incelemelerin doğru teknik veriler üzerinden yürütülmesinin de büyük önem taşıdığını belirtti. Kendisine ulaşan raporlardan birinde kerpiç ve Bağdadi yapıların değerlendirilmesinde hata yapıldığını anlatan Yavuz, kerpiç bir binadan demir hesabı çıkarılmasını örnek gösterdi.
Bu tür teknik yanlışlıkların raporların güvenilirliğini etkileyebileceğine işaret eden Yavuz, geçmiş dönemde eksiklikler veya usulsüzlükler yaşanmış olabileceğini ancak bunların somut bulgularla ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
Enkaz ihalelerine yönelik iddiaların yalnızca söylentilerden ibaret olmadığını belirten Yavuz, bazı dosyalarda somut delillerin bulunduğunu açıkladı. İncelemeler kapsamında telefon görüşmelerine ilişkin HTS kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporlarının değerlendirildiğini aktardı.
Bununla birlikte, haklarında iddia bulunan kişilerin tamamını suçlu ilan etmenin doğru olmayacağını vurgulayan Yavuz, kesinleşmiş yargı kararı olmadan herhangi bir kişi hakkında hüküm verilemeyeceğini hatırlattı. Vali Yavuz, amaçlarının kişileri peşinen suçlamak değil, ortaya atılan iddiaların bağımsız yargı makamlarınca araştırılmasını sağlamak olduğunu belirtti.
Malatya’daki usulsüzlük iddialarına ilişkin yürütülen çalışmaların bilgisi dâhilinde olduğunu açıklayan Yavuz, Cumhuriyet Başsavcılığı ile Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerinin konuyla ilgilendiğini söyledi.
Göreve geldiği tarihten bu yana söz konusu dosyaları takip ettiğini belirten Yavuz, geçmiş dönemde gerçekleştirilen işlemlere ilişkin iddiası veya bilgisi bulunanların bunları yetkili makamlara iletebileceğini ifade etti. Yavuz, devletin görevinin iddiaları görmezden gelmek değil, hukuki mekanizmaları işleterek gerçeklerin ortaya çıkarılmasını sağlamak olduğunu vurguladı.
Kamu yönetiminde dürüstlük, açıklık ve şeffaflığın vazgeçilmez olduğunu dile getiren Yavuz, devlet görevini kişisel servet edinmenin aracı olarak görenlere de tepki gösterdi. Kamu hizmetinin toplum yararına yürütülmesi gerektiğini belirten Yavuz, para kazanmak isteyenlerin ticaret yapabileceğini ancak memuriyet makamlarının kişisel zenginleşme amacıyla kullanılamayacağını söyledi. Kamu görevlilerinin sahip oldukları yetkileri kişisel menfaatleri için kullanmasının kabul edilemeyeceğini ifade eden Yavuz, bu konuda herhangi bir ayrıcalık tanınmayacağının mesajını verdi.
Açıklamalarının sonunda yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarına karşı tutumunu bir kez daha ortaya koyan Vali Yavuz, devletin itibarının korunması gerekçesiyle hiçbir soruşturmanın engellenmeyeceğini belirtti.
İddialarla ilgili eksiklik veya yanlışlık bulunması durumunda sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerektiğini söyleyen Yavuz, haklarında suçlama bulunan kişilerin de hukuki süreç sonunda aklanma hakkına sahip olduğunu hatırlattı. Valilik makamının görevinin suçlamaları gizlemek değil, tespit edilen hususları adli mercilere taşımak olduğunu vurgulayan Yavuz, hiçbir yolsuzluk iddiasının üzerini örtmeyeceğini ifade etti.
Vali Seddar Yavuz’un açıklamaları, Malatya’da deprem sonrası gerçekleştirilen yıkım ve enkaz kaldırma ihalelerine yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Özellikle mali inceleme raporları, iletişim kayıtları ve kamera görüntülerine ilişkin açıklamalar dikkat çekerken, soruşturmaların sonucunda iddiaların ne ölçüde doğrulanacağı merak konusu oldu.