Malatya Mimarlar Odası Başkanı Yunus Emre Fidanel, şehir merkezinde dava süreçleri devam eden bazı yapıların deprem olmadan da çökebileceği uyarısında bulundu. YİKOB tartışmaları sürerken açıklamalar dikkat çekti.

Malatya’da 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen, şehir merkezinde hâlâ tehlike saçan yapılar tartışma konusu olmaya devam ediyor. Kentte yıkım, dönüşüm ve mahkeme süreçleri vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkilerken, geçtiğimiz günlerde YİKOB tarafından servis edildiği öğrenilen ve kamuoyunda “yapay zekâ diliyle hazırlanmış” izlenimi veren açıklama da tepkileri dindirmedi.
Sahada vatandaşın gördüğü manzara ile kurumların anlattığı tablo arasındaki fark büyürken, bu kez uyarı Mimarlar Odası’ndan geldi. Malatya Mimarlar Odası Başkanı Yunus Emre Fidanel, bazı binaların deprem olmadan bile kendi kendine yıkılabilecek durumda olduğunu söyledi.
YİKOB’un yıkım süreçlerine ilişkin yaptığı açıklamalar kamuoyunda tartışılırken, Malatya’nın merkezinde hâlâ ticaretin sürdüğü, yayaların geçtiği, araç trafiğine açık alanlarda riskli yapıların bulunması dikkat çekiyor. Vatandaşın tepkisi ise net: Açıklama metinleriyle değil, sahadaki tehlikenin ortadan kaldırılmasıyla güven sağlanabilir.
Malatya Mimarlar Odası Başkanı Yunus Emre Fidanel, özellikle çarşı merkezinde eski yapı stokunun hâlâ ciddi risk oluşturduğuna dikkat çekti. Fidanel, bazı binaların herhangi bir deprem yaşanmadan bile çökebilecek durumda olduğunu belirterek şu uyarıda bulundu:
“Bazı binalar var ki, herhangi bir deprem olmadan bile kendi kendine yıkılabilecek durumda. Bu binaların bir kısmı ciddi hasar almış durumda. Buna rağmen altlarında hâlâ ticaret devam ediyor. Yayalar bu binaların önünden geçebiliyor ve araç trafiği de açık.”
Fidanel, 6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da yaklaşık 36 bin ağır hasarlı bina tespit edildiğini, 7 bin 500 yapının ise deprem anında çöktüğünü ya da acil yıkım listesine alındığını belirtti. Ancak aradan geçen 3 yıla rağmen hâlâ sonuçlanmayan dava süreçlerinin bulunduğunu ifade eden Fidanel, mahkemelere de çağrıda bulundu: “Aradan 3 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ sonuçlanmayan davalar var. Bu binalar tehdit oluşturmaya devam ediyor. Mahkemeleri hızlıca göreve davet ediyoruz.”
Fidanel’e göre Malatya’da mahkemelik ve riskli yapı stokunun en yoğun olduğu bölge çarşı merkezi. Bitişik nizam, gelişigüzel yapılmış ve çoğunluğu yüksek katlı binaların bulunduğu bölgede, bekleyen her gün yeni bir risk anlamına geliyor. Kentte bir yandan “süreç devam ediyor” açıklamaları yapılırken, diğer yandan vatandaşlar her gün bu yapıların önünden geçmek zorunda kalıyor.
Fidanel, deprem sonrası yapılan hasar tespitleriyle ilgili de ciddi soru işaretleri bulunduğunu söyledi. Bazı yapıların mahkeme kararlarıyla ağır hasarlıdan az hasarlıya, bazılarının ise az hasarlıdan ağır hasarlıya çevrildiğini belirten Fidanel, bu durumun güven sorununu artırdığını ifade etti.
Fidanel, “Bu durum kafamızda ciddi soru işaretleri oluşturuyor” diyerek, eski yapıların yalnızca hasar durumuna göre değil, yaşına ve teknik ömrüne göre de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Malatya’da artık sorun, yalnızca binaların hasar sınıfı değil; vatandaşın can güvenliği meselesi haline geldi. Kurumların yapay zekâ kokan metinlerle kamuoyunu ikna etmeye çalışması yerine, sahadaki riskleri azaltacak somut adımlar atması bekleniyor.
Kaynak: Yenimalatya.com.tr