Türkiye’de ilklerden biri olarak değerlendirilen Dijital Linç Çalıştayı’nın sonuç raporu, linç kültürünün psikolojik, sosyal ve dijital boyutlarını ortaya koydu.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Yeşilyurt Belediyesi ve Yeşilyurt Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen “Linç Kültürü ve Psikolojisi Çalıştayı”nın sonuç raporu yayımlandı. Türkiye’de dijital linç olgusunu bilimsel yönleriyle ele alan ilk kapsamlı çalışmalardan biri olarak değerlendirilen rapor, dijital linçin yalnızca bireysel öfkenin değil; grup psikolojisi, toplumsal kutuplaşma, anonimlik ve sosyal medya algoritmalarının ortak etkisiyle ortaya çıkan çok boyutlu bir sorun olduğunu ortaya koydu.
Çalıştay, Recep Bentli ile İlhan Geçit’in onursal başkanlığında gerçekleştirildi. Bilim Kurulu ve Danışma Kurulu rehberliğinde hazırlanan sonuç raporunda, linç kültürü psikolojik, sosyolojik, etik ve hukuki boyutlarıyla kapsamlı şekilde değerlendirildi.
Raporda, grup içerisinde sorumluluğun dağılması nedeniyle bireysel hesap verebilirlik duygusunun zayıfladığı, empati eksikliği ve ahlaki uzaklaşmanın saldırgan davranışları normalleştirdiği tespit edildi. Dijital ortamlardaki anonimlik hissinin bireylerin daha kolay saldırgan davranışlar sergilemesine zemin hazırladığı, “biz ve onlar” anlayışının ise toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiği vurgulandı.
Bilimsel değerlendirmelerde ayrıca sosyal medya algoritmalarının etkileşim odaklı yapısı nedeniyle linç içeriklerinin daha hızlı yayıldığı ve görünürlüğünün arttığına dikkat çekildi. Toplumsal güven duygusundaki azalmanın da kolektif cezalandırma eğilimini güçlendirdiği ifade edildi.
Sonuç raporunda dijital linç mağdurlarının yalnızlaşma, yoğun kaygı, travma, aidiyet duygusunda zayıflama ve sosyal çevreden uzaklaşma gibi ciddi psikolojik sorunlarla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Akademik ve mesleki performansta düşüş yaşanabildiği ifade edilirken, özellikle çocuklar ve gençlerin gelişim süreçleri nedeniyle dijital linçten en fazla etkilenen gruplar arasında yer aldığı kaydedildi.
Uzmanlar, dijital içeriklerin kalıcı olması nedeniyle mağduriyetlerin yıllarca devam edebildiğine de dikkat çekti.
Raporda dijital linçle mücadelede yalnızca sosyal medya düzenlemelerinin yeterli olmayacağı belirtilerek; empati, dijital vatandaşlık ve medya okuryazarlığı eğitimlerinin yaygınlaştırılması, öğretmen ve ebeveynlere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının artırılması, kamu spotlarının hazırlanması ve dijital hak ihlallerine ilişkin hukuki mekanizmaların güçlendirilmesi önerildi.
Bunun yanında dijital platformlarda etik ilkelerin geliştirilmesi, algoritmaların kullanıcı haklarını gözeten bir anlayışla tasarlanması ve kurumlar arası iş birliğinin artırılması gerektiği vurgulandı.
Yeşilyurt Belediye Başkanı İlhan Geçit, dijital dünyanın sunduğu fırsatların yanında önemli riskler de barındırdığını belirterek, özellikle sosyal medya üzerinden gelişen linç kültürünün bireylerin ruh sağlığını ve toplumsal huzuru olumsuz etkilediğini söyledi.
Geçit, üniversite ve kent konseyiyle birlikte hazırlanan çalıştayın sonuçlarını uygulamaya dönüştürerek başta çocuklar ve gençler olmak üzere toplumun tüm kesimlerinde saygı, empati ve dijital sorumluluk kültürünü güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Yerel yönetim, üniversite ve kent konseyinin ortak çalışmasıyla hazırlanan raporun; kamu kurumları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları için önemli bir başvuru kaynağı olması ve dijital linçle mücadeleye yönelik yeni eğitim, farkındalık ve sosyal sorumluluk projelerine rehberlik etmesi bekleniyor.
Kaynak: Bülten